1. Startseite
  2. Meinung
  3. Leitartikel auf Türkisch: Türkler ve Almanlar - Türken und Deutsche

29.10.2011

Leitartikel auf Türkisch: Türkler ve Almanlar - Türken und Deutsche

Sevinelim mi? Şikayet mi edelim?

Sevinelim mi? Şikayet mi edelim? İdeolojik sis perdeleri, başka konuda olmadığı kadar Alman ve Türklerin bir aradaki yaşamlarına dair gerçeklerin üstünü örtüyorlar. Bi taraf, hoş bir çokkültürlü dünya çizer ve bu dünyaya uymayan her şeyi görmemezlikten gelir. Diğer taraf, Türklerin Almanya'daki hikayesinin sadece entegrasyonu reddetmek, suç işlemek ve sosyal devleti suistimal etmekten ibaret olduğunu savunur. Toplumdaki gerçek ise oldukça farklı.

Her ailenin, her hikayenin, her semtin kendine özgü özellikleri vardır. Tipik Türklerden bahsetmek belki 50 sene önce gelen ilk nesil için mümkündü. Fakat ondan bu yana birçok yaşam öyküsü Türk misafir isçi klişesini geride bıraktı. Alman pasaportlu Türkler mi? İki dili mükemmel şekilde konuşanlar mı (veya ikisini de düzgün konuşamayanlar mı)? Almanlar ve Türkler arasındaki arkadaşlıklar, evlilikler ve ortak çocuklar mı? CSU'ya üye olan Türkler mi? Dindar, ateist veya fanatik Türkler mi? Bunların hepsi Almanya'daki günlük hayatta mevcut.

Ve ideolojilerin çakıştığı entegrasyon kelimesini ele aldığımızda da akla gelen tüm uç noktalar  mevcut. Örneğin entegrasyonu şiddetli şekilde reddedenlerin yanı sıra kendi çocuklarının (ve özellikle kızlarının) Alman olmasını istemeyen ve o yüzden eğitimlerini engelleyen inatçı ve dargörüşlü bir Türkçülük de var. Ancak aksi örnekler de mevcut. Birçok Türk, oldukça iyi entegre olmakla yetinmiyor, Almanların, çalışkanlık, aileye bağlılık, yükselme hırsı, eğitim arzusu ve çocuk sevgisi gibi, son onyıllarda kaybettikleri değerleri de temsil ediyor. Bu yüzden Sarrazin'in Türkleri çok çocuk yapmakla suçlaması art niyetlidir. Buna karşı şunu söylemek gerekir ki: 50 yıl önce Almanya kendini yok etmeye başlamadı, göçmenlerin Almanlardan çok daha fazla çocuk doğurduğu yeni bir demografik dönem başladı. Peki tam olarak kimi neyle suçlayacaksınız?

ecsImgBannerWhatsApp250x370@2x-5735210184021358959.jpg

Fakat birçok Almanın bu gerçeği görmekte zorlanması, yeşil-sol'un hakimiyetinde olan medyanın onlara vicdan azabı çektirmesinden ve çokkültürlülüğe kuşkulu yaklaşan herkese şüpheli gözüyle bakmasından kaynaklanıyor. Örneğin Türk gençlerin uyuşmazlıkları ve şiddete meğelli olmaları  çoğu tartışmalarda hiç konu edilmiyor. Havuzda, diskoda, okul bahçesinde kötü tecrübe edinen genç Almanların hayal kırıklığına uğramış şekilde susmaları hiç şasırtıcı değil.

Sevinelim mi? Şikayet mi edelim? Her ne olursa olsun, bastırılmış, can sıkıcı sorularla yüzleşmek gerekir. Çünkü herşeyden önce insanlar bu konular hakkında açıkça konuşabilmek istiyor, yani at gözlüğü ve konuşma yasakları olmadan, doğrudan günlük hayatlarından yola çıkarak. 50 yıl sonra bu şekilde geçen bir dürüst tartışmanın daha başındayız.

Übersetzung: Erçin Özlü und Murat Yaral

Themen folgen

Die Diskussion ist geschlossen.

Das könnte Sie auch interessieren